- Anasayfa
- •
- Almanya
Almanya
Alman iktisadı üst üste ikinci defa küçüldü
Almanya iktisadı, geçen yıl Çin ile artan rekabetin ve yapısal problemlerin tesiriyle üst üste ikinci defa daralma yaşadı.
FETÖ’nün güvendiği dağlara kar yağdı: Almanya kalesi sarsıntıda
Almanya’da alınan erken seçim kararı, FETÖ’nün Almanya yapılanması ile ülkede yaşayan örgüt üyesi asker ve kamu vazifelileri ortasında çok sağın iktidara gelme ihtimali nedeniyle telaşa yol açtı.
Oynatalım, Abidin’ciğim…
Bahtın cilvesidir: Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier de Dış Güçler’den şikayetçi! *** Taha Gladyol ile Ertuğrul Özbaydınyahu’nun yahut Meral Hanımefendi ile Mister Hüseyin Çelik’in kulakları çınlamış mıdır, sanki? *** Federal Meclis’i feshederek 23 Şubat 2025 tarihinde erken seçimi duyuran Steinmeier… “Dış tesirin Alman demokrasisi için tehlike olduğunu” söyledi! *** İsimlerini vermeden Elon Musk ile Putin’in Almanya seçimlerine olası tesirine ve müdahalesine karşı ikaz yaptı. *** Musk’ın,
Gazze sonrası Almanya da karıştı!
HERBORN / FRANKFURT • ALMANYA Türkiye’de içimize kapandık tehlikeli bir halde. Başımızı kuma gömdük. Dünyada yer yerinden oynuyor, bizim ruhumuz bile duymuyor neredeyse… GAZZE TESİRİ Gazze, tarihin şahit olduğu en büyük katliamlardan, soykırımlardan birini yaşıyor! Çocuklar, annelerinin karnından şimdi doğmamış bebekler, anneleri katlediliyor, tecavüze uğruyor… Kimsenin kılı kıpırdamıyor! Dünya, üç maymunu oynuyor 15 aydır! Tarih, buna isyan eder! Dağ taş bu katliama başkaldırır! Tarih, bu yükü
Batıların kavgası(1)
Zihnimizdeki Batı kavramı umûmiyetle tek modül hâlinde yer alır. Sorunları daha çok Hilâl-Haç tansiyonuna oturturuz. Aslında bu ayırımın hissemize düşürdüğü Doğu’nun tek modül olmadığını da biliriz. Meselâ bir İran ile aramızdaki farklılıkların, rekâbet ve çatışmalar eksenindeki târihsel-tecrübî hâdiseler üzerinden pekalâ farkındayızdır. Lakin Batı-Doğu müsabakalarında bunları ihmâl ederiz. Hâlbuki bunu akılda tutup, Batı’nın da tek kesim bir Batı olmadığını hesâba katmak gerekir. Beğenilen, siyâsal
“Türkiye Türkiye’den büyüktür”
101 yıllık Cumhuriyet tarihimizde “Montrö Sözleşmesi”, “Hatay’ın Türkiye’ye Katılması” ve “Kıbrıs Harekatı” dışında dişe dokunur bir dış siyaset zaferi yoktu. “Yurtta sulh, cihanda sulh” temelli pasif dış siyaset anlayışıyla Türkiye hükümran güçlerin taşeronu pozisyonunda kendisine tevdi edilen görevleri ifa etmenin ötesine geçmiyordu. Edilgen dış siyaset iktisadın büyümesini engelliyor, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının bakiyesi olan Türkiye kabına sığmaz biçimde bir cenderenin içinde adeta
